AKCALL-İSTAN

• 14/12/2007 - MERHABALAR....

   UZUN ZAMAN SONRA TEKRAR BURADAYIM... SELAM OLSUN TÜM DOSTLARA VE BLOGCULARA.....HEPİNİZİ ÇOOOOKKK ÖZLEMİŞİM BEEEE...........
Sondakika haberler

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 13/10/2006 -

FİLDİŞİ’NDE BİR YIL

 

        Fildişi Cumhuriyetinin başkenti Abidjan da uçaktan indiğimde tarih 4 temmuz 2005 idi. Ayrıldığım da ise aşağı yukarı tam bir sene geçmişti. Hayatımın en farklı, en ilginç, en renkli, en, en ,en lerle dolu bir yılı bu ülkede geçti. Sizlere bu ülke hakkında ışık tutması açısından , yaşamış olduğum bu bir yıldaki deneyim ve tecrübelerimden genel olarak bahsedeceğim.

      Öncelikle ülkenin konumu ve yapısı. Türkçe’mizde ki adı Fildişi Sahilleri Cumhuriyeti olan bu devlet güney batı Afrika da bulunuyor ve eski bir Fransız sömürgesi ve Fransızca adı COTE D’ İVOİR. Yani fildişi köşesi. Ancak günlük yaşamda ülkede Fransız etkisi yoğun olarak hissediliyor. Resmi dil Fransızca ve tamamıyla Fransız kültür ve yaşantısı topluma hakim. Atlantik kıyısında bulunan cote d’ ivoir, 20 milyon nüfusa sahip yüz ölçümü olarak ta Türkiye nin yarısından küçük bir ülke. 1960 yılında Fransızların bağımsızlık vermelerine rağmen gölgelerini üzerlerinden çekmedikleri ve vesayet altında tutmaya devam ettikleri gözlenmekte. Bu gözlem sadece fildişi için değil tüm orta-batı Afrika ülkeleri için aynı şekilde söz konusu. Bu bölgede yer alan Gana, Nijer, Kamerun, Benin, Senegal, Gine, Gabon, Cad, Mali, Burkina Faso, Orta Afrika cumhuriyeti, Togo, gibi diğer Fransız sömürgelerinde de aynı yapı gözlenmekte. Bu sayılan ülkelerin tamamıda olduğu gibi resmi dil Fransızca. Kölelik ve sömürge döneminde gelen alışkanlıklar devam etmekte. Bu ülkeler de olduğu gibi  merkez bankası yok ve dolayısıyla kendi parası yok. CFA (Centre afrique franc) denilen Afrika frangı kullanıyorlar. Ve tüm bu ülkelerin bir başka ortak özelliği de, 1 ağustos  1960 yılında Fransız meclisinin De Gaulle nin teklifine uyarak bir gecede bağımsızlık verdiği bu ülkelerde günümüze kadar devam eden ve zaman zaman soy kırım boyutuna kadar ulaşabilen yerel kabile ve gruplar arası savaş ve çatışmaların , ileri düzeyde yoksulluk, açlık ve sefaletin olmasıdır.

    Fildişi cumhuriyeti de bu sayılanlardan  farklı olmamakla birlikte çeşitli sıkıntı ve sorular yaşayan tipik bir orta Afrika ülkesidir. Ülkenin %90 ı sık ve geniş ormanlarla kaplıdır. Ekvatoral kuşakta olması sebebiyle tropikal iklim yaşanmaktadır. Yılın on iki ayı yaz mevsimi hakimdir. Ancak bu yaz mevsimi içerisinde yoğun yağmurların yağdığı yağışlı dönemler vardır. Isı yıl boyunca 30 – 40 arası seyreder. Ülkede geniş muz ve tropik meyve bahçeleri vardır. Dünya kakao üretiminde büyük yer tutan kakao ormanları var olmakla birlikte tüm bu kaynaklar Fransız şirketlerince işlenmekte ve işletilmektedir. (Yer altı ve yer üstü tüm diğer kaynak ve imkanlarda olduğu gibi.) 

     Ülkeye ismini veren ivoir yani fildişidir. Fransızlar bu toprakları işgal ederlerken herhalde çok fildişi buldular ki bu ismi verdiler. Zira ben kaldığım bir yıl içinde ne bir fil nede hakiki bir fildişi görebildim. Cote Fransızca da – köşe anlamına gelir. Yani fildişi köşesi olarak. Fransızlar bu tarz uyduruk isimleri çeşitli yerlerde kullanmışlardır. ( cote d’ azour). Ancak ülkede tek bir ırk yada toplum yoktur. Sayıları yetmişi bulan irili ufaklı yerel kabile ve grupların tamamını ifade edebilmek için ivoiryen adı bir üst kimlik belirlenmiştir. Toplam sayıları milyonu bulan kabileler olduğu kadar, birkaç köy yada aileyi kapsayan kabilelerde mevcuttur.

    Fildişi sahilleri Afrika nın genelinden farklı olarak sanayisi olan ve çok büyük bir limana sahip bir ülkedir. Ülkenin güneyinde atlas okyanusu kıyıları boyunca uzanan ve büyük bir turizm potansiyeli taşıyan çok uzun ve güzel sahillere sahiptir. Ancak bunların hiç birisini kendi lehine kullanamamaktadır. Genel geçim kaynağı sınırlı olmakla birlikte tarım ve hayvancılıktır. Diğer Afrika ülkelerinde olduğu gibi yoğun ve yaygın bir açlık olmamakla birlikte yinede sefalet ve yoksulluğu sokaklarda görebilmek mümkündür.

 

 

 

 

                                               To be continue….

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 24/9/2006 - önemli...

Gelecegin Suclusunu Yetistirmenin

En Basit Kurallari


*- Daha kucukken cocuga istedigi herseyi vermeye baslayin! Bu sekilde o, herkesin onun gecimini saglamak zorunda olduguna inanacaktir.


*-Kotu sozler soyledigi zaman gulun! Boylece o kendisinin akilli olduguna inanacaktir.


*-Ona dusunmeyi ve beynini kullanmayi hic ogretmeyin! 21 yasina gelince kendi kararlarini, kendisi versin diye bekleyin!


*-Yerde biraktigi herseyi kaldirin; kitaplarini, ayakkabilarini, kiyafetlerini, onun icin herseyi siz yapin ki; o butun sorumluluklarini baskalarina yuklemeye alissin!


*-Onun gozunun onunde sIk sIk kavga edin ki; bu sayede aile bir gun parcalanirsa cok fazla uzulmesin.


*-Ona istedigi kadar harclik verin ki; hicbir zaman kendi parasini kazanmanin ne oldugunu ogrenmesin.


*-Yiyecek, giyecek ve konforla ilgili butun arzularini yerine getirin ki; istediklerine ulasmak icin calismak gerektigini ogrenmesin.


*-Komsulara, ogretmenlere, polislere karsi daima onun tarafini tutun ki, onlarin hepsine karsi pesin hukumleri olussun.


*-Butun bunlari ve benzerlerini yaparak yetistirdiginiz cocugunuz bir gun suc islerse, kendisinden ozur dileyin! Ama onu felaket dolu bir hayata hazirladiginiz icin kendinize tesekkur etmeyi ihmal etmeyin!!

 

Bu belge ABD Houston Polis Mudurlugu tarafindan hazirlanmis

ve kentteki tum evlere ve okullara dagitilmistir.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 6/6/2006 - İNSAN OLMANIN KURALLARI

Kategori: yazdiklarim



     Bir bedeniniz olacak. Bu bedenden ister hoşlanın , ister hoşlanmayın,
yaşamınız boyunca sizin olacak.
     Ders alacaksınız.
Yaşam adı verilen bir okula kayıtlısınız.Bu okulda her gün bir şeyler
öğreneceksiniz. Aldığınız derslerden hoşlanabilir ya da aldığınız dersleri
aptalca bulabilirsiniz.
     Hata yapmak diye bir şey yoktur, ders almak önemlidir.
İnsanın gelişmesi, sınama yanılma ile mümkündür, yani deneyim ile.
"Başarısızlık" la sonuçlanan deneyimler bu sürecin doğal bir bölümüdür,
çünkü deneyimler her zaman "işe yarar."
     Bir dersi öğrenene kadar tekrar etmek koşuldur.
     Bir ders, siz öğrenene kadar karşınıza değişik biçimlerde çıkar.
     O dersi öğrendikten sonra da, bir sonrakine geçersiniz.
     Hedeflerinize ulaşmanız koşuldur.
Kendinize bir hedef belirlediğiniz ve bu hedefe ulaştığınız zaman kendinize
hemen yeni bir hedef belirlemeniz gerekir.
     Başkaları sizin aynanızdır.
Kendinizin bir özelliğini yansıtmadıkça, bir başkasının bir özelliğinden
hoşlanmaz ya da bu özellikten nefret etmezsiniz.
     İstediğiniz yaşamı sürmek kendi elinizdedir.
     Gereksinim duyduğunuz bütün kaynaklar ve araçlar kendi elinizdedir.Bu
kaynaklar ve araçlarla ne yapmak istiyorsanız, yapabilirsiniz.
     Seçim her zaman elinizdedir.
     Yaşam hakkındaki sorularınızın yanıtı kendi içindedir.
     Yapmanız gereken tek şey, bakmak, dinlemek ve güvenmektir.

         ( Bunların tümünü unutmayacağınızdan emin olun.)

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 6/6/2006 - ogula yazilan bir dua...

Kategori: yazdiklarim

 

 



Tanrım, bana bir oğul ver ki, zayıf
olduğu anı bilecek denli güçlü,

Korktuğu zaman kendini bulabilecek
denli cesur.

Şerefli bir yenilgide gururlu ve
eğilmeyen,

Fakat zaferde yumuşak ve alçak gönüllü
olsun.

Bana bir oğul ver ki, istekleri
yaptıklarının yerini almasın ve
bilginin temel taşının kendini tanımak
olduğunu kavrasın.

Onu kolaylık ve rahatlık yolundan
değil,

Güçlükler ve savaşımlar yolundan gönder
ki,

Fırtına da ayakta durmayı öğrensin.

Bunu başaramayanlara da şefkatli
davransın.

Kalbi temiz bir oğul ver, amacı yüksek
olsun.

Başkalarını yönetmeden önce kendini
yönetebilsin.

Gülmeyi bilsin ama ağlamayı da hiçbir
zaman unutmasın.

Geleceğe yönelebilsin ama geçmişi
unutmasın.

Bu nitelikleri bulduktan sonra da,

Yaşamın espirilerine karşı o denli
yeterli duygusu olsun ki, ciddi olmakla
birlikte kendisini fazla ciddiye
almasın.

Ona alçak gönüllülük ver ki, her zaman
büyüklüğün sadeliğini,

Açık fikirliliğin bilgeliğini, gerçek
gücün değerini anlasın.

O zaman ben, babası, “Boşuna
yaşamamışım” diye fısıldamaya cesaret
edeyim.”

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

Hayatı, yaşamayı ve yaşama dair herşeyi seviyorum...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS

Kategoriler

Arkadaşlar

yaseminnce
aqademic
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:1
Son Sayfa |